Ne Dediler


Müteelim bir insan sesi: İlhami Çiçek

1983’te yirmi dokuz yaşında iken intihar eden İlhami Çiçek’in Satranç Dersleri adlı ilk kitabı aynı yıl Edebiyat Yayınları’ndan çıktı. 1991’de Göğekin: İlhami Çiçek’in Anısına adlı kitapta bu ilk kitap, şairin dergilerde kalan şiirleri, yayımlanmamış şiirleri ve hakkında yazılmış yazılar bir araya getirildi.

Hece dergisi İlhami Çiçek özel sayısı

Hece Aylık Edebiyat Dergisi, Haziran 1997 yılında yayımlanan 6. sayısının (Tarih ve sayı konusunda emin değilim, bir mantıksızlık var gibi) bir bölümünü, Hece Taşları serlevhası altında, İlhami Çiçek’e ayırmış. Adı geçen nüshayı Hece dergisinin arşiv kısmında bulamadım ya da en azından bana öyle söylediler.

İlhami Çiçek’in yayımlanmamış bir şiiri

Satranç Dersleri isimli şiiriyle akıllarda yer alan İlhami Çiçek, Çağdaş Türk Şiiri’nin önemli temsilcilerinden biridir. 1954 yılında Erzurum’un Oltu ilçesinde dünyaya gelen Çiçek, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi mezunudur. 14 Haziran 1983’te

Asfalta kapaklanan anka nicoldu ki kafdağında otururdu

I
İlhami Çiçek’i 1978 yılının kışında tanıdım. Lise son sınıfın ikinci yarısında sosyoloji hocamdı. Düz lise tanışıklığımız birkaç hafta içinde arkadaşlığa dönüştü. Cahit Yeşilyurt’un sözettiği konukevindeki küllük sefalarında izmarit

Forumların söylediği

İlhami Çiçek’e ilişkin internette, nano’nun linkini verdiği, onun anısına basılan Göğekin kitabından başka pek birşey bulmak mümkün değil. vakti zamanında bir yerlerde okumuş ve çok güzel bir tesadüf sonunda

Kemal Çiçek’in oğlu İlhami’ye dair

Taşkın bir inancın,
coşkun bir mizacın,
olgun bi ağabeyliğin,
gözyaşartıcı bir cömertliğin,

Hüzün çiçeği

Palandöken’in arı duru beyazlığı üstünden doğan bir dolunay gibi çıkıp geldi bir gün evimize: Erzurum’daki öğrenci evimize. Ne ki, bir yanı hep kırıktı, ezikti, yaralıydı. Yemen türküleri gibi yanıktı. “köye ilk gelen jipin altında / arkadaşından fışkıran kanda da” yaşadığı mistik acıyı yüreğinin bir köşesine

Oralarda

Ora-lar: O yer-ler; söyleyenin “o” adılı sayesinde kendi adına adlandırdığı, işaretlediği yer-ler: Doğduğu, büyüdüğü, evlendiği, ölümle tanıştığı, dostlukla buluştuğu, hicranı, vuslatı, rikkati, kısaca hayatı öğrendiği ve kişisel tarihinin bir bölümünü yazdığı o yer-ler.

Herşey eninde sonunda sessizdir

topu topu bir mevsimi yaşarız işte
müşa’şa’ bir sonbahar figüranıyız
hepimiz de

Şiir ve inanç bahsi: Şair İlhami Çiçek

“Anlar birbirini kovalıyor ve biz buna zaman diyoruz. Narin kesitler… Devine devine saatleri, mevsimleri, yılları oluşturuyorlar. Hep akarlar mı böyle? Yoo, hiç de zorunlu değiller. Kesilebilir de bu akış, başa alınarak yeniden yaşatılabilir de. Ben anın içindeyim ve sorumluyum. Seçebilirim; bu konuda