Erken ölmek
“Erken giden mintanıyla gömülsün”
Sina Akyol, Arkadaş Z. Özger’in ardından söylemiş bu dizeyi. Mintanıyla gömülmek, savaşta ölenlerle ilgili. Akyol’un bağdaştırmasına bakılırsa, erken giden şairlerin de şiir cephesinde vurularak düştükleri anlaşılıyor. Yani Özger
Şubatta saklambaç
Geçen yazdan önceki yaz: ‘O Yaz’: Hem haziran, hem tren, hem bahçe, hem gül (anne), hem usta (baba), hem Eskişehir. Her şey, şair Seyhan Erözçelik’in günün, gecenin muhtelif saatlerinde telefondan dinlettiği muhtelif şarkılardan birindeki gibidir. Şarkı demek az gelir, şiir demek de öyle, gençlikse yaşamak için iyi bir
İşte ölüyorum, kimseyi suçlamayın bundan ötürü
Adem Eyüp Yılmaz, intihar eden yazar ve şairlerin kısa biyografilerini bir kitapta topladı. Stefan Zweig, Virginia Woolf, Mayakovski, Sadullah Paşa, Beşir Fuad, Nilgün Marmara gibi 55 ismin son mektup ve şiirleri, onları intihara götüren sebeplerin ipuçlarını veriyor. Edebiyatçıları intihara sürükleyen en büyük yıkım ise savaşlar.
Bir yaptılar, pir yaptılar
Dünya klasiklerinden ‘Uğultulu Tepeler’ yazarı Emly Bronte’un tek eseri… Ancak bu roman, ‘romantizm akımının doruğu’ sayılıyor. ‘Cherbourg Şemsiyeleri’ filmi sinema tarihinin en renkli, en seyirlik birkaç müzikalinden biri. Bu film, Jaques Demy’nin yönettiği tek film. Metal müzik grubu Cynic’in tek albümü ‘Focus’ da bu
Sözcükler uzun bir hayata yetmedi
Rus şair Sergey Yesenin, odasının duvarındaki kalorifer borularına kendini astığında henüz otuz yaşındaydı.
İntiharından bir gün önce kanıyla yazdığı Elveda adlı şiirinde, “Ölmek bu dünyada yeni bir şey değildir, yaşamak daha da az yenidir.” diye
Sanatçı niçin tıkanır?
Gelir dağılımındaki adaletsizlikler, ekonomik kriz, sadece ceplerimizi boşaltmakla kalmadı, pek çok insanın yaşama sevincini zayıflattı, hayata bağlılığını sorgulamasına neden oldu. Bazıları da yaşadıkları felaketten kurtuluş yolunun intihar olduğunu düşündüler. İntihar hayaleti dar gelirli
Beni intihar ettiler
Şair Nerval, 1856 yılında sürdürdüğü başıboş, parasız hayatını “bu akşam beni bekleme çünkü gece siyah ve beyaz olacak” diyerek karanlık bir sokakta, sokak lambasına kendini asarak son vermişti. Virginia Woolf, ırmağa ceketinin ceplerini büyük taşlarla doldurarak atladı. Beşir Fuad, ölürken izlenimlerini kanıyla bir
Zaafım var
sevgilim benim, okunaksız su’yum
bana bahşettiğin acı var ya
yamacımda dursun o
kavuştağında dursun sonuncu şiirimin
Yazının seçkin azınlığı: Tek kitabıyla kalanla
Edebiyatta verimin büsbütün nicelikle ölçüldüğü zamanlardan geçiyoruz. Yayın dünyasında artık bir yazar kitap yayımladıkça, ‘göründükçe’ var olabiliyor. Yayımladıkları tek kitapla bugüne kalabilen, sesini yılların ötesine ulaştırabilen şairler/yazarlar üzerine hazırladığımız dosya, bu yanılsamaya
Gök ekini biçmiş gibi
Cemal Süreya ‘her ölüm erken ölümdür’ dese de genç ölümler bir başka yaralar insanı. Hayatlarının ilk baharında güzel atlara binip giden güzel insanlardan geriye bir boşluk kalır. Kendini çoğaltan katlanılmaz bir acı her daim yankılanır bu boşlukta.

