Hasan Karanfil

Hasan Karanfil

İlhami Çiçek, Sara isimli şiir kitabını okuduğum Halis Altındağ gibi genç yaşta -29 yaşında- ölen, yine ‘Edebiyat’ dergisi çevresinden bir şair. 1983 yılında, Tokat’ta askerliğinin bitmesine kısa bir süre kala geçirdiği şiddetli bir kriz sonrası vefat etmiş genç şair. Aynı ay, tek şiir kitabı olan ‘Satranç Dersleri’ yayınlanmış. ‘Göğekin’ adı verilen; yayınlanan ve yayınlanmayan bütün şiirlerinin, öykülerinin, hakkında yazılan yazıların ve ona adanan şiirlerin bir araya getirildiği bu anma kitabını 1994 senesinin Mayıs ayında okumuşum. Kitaptaki Arif Ay’ın, hele de Cahit Yeşilyurt’un yazıları şairin özel yaşamı ve şairliği üzerine oldukça dikkat çekici.

‘Satranç Dersleri’ şiirinden bazı mısraları çok beğenmiştim. Her ne kadar iyi bir oyuncu olamasam da, satrancı sevmemde hatta ondan önce öğrenmemde -ben satrancı 1994′ün yaz aylarında öğrendim- bu mısraların payı büyüktür. Lise arkadaşım Alparslan’la Sivas’ta sıkı sık satranç oynar ve oyun esnasında İlhami Çiçek‘in bu mısralarını okurdum. Birkaçını buraya alacağım: ‘Uzun bir nehirdir satranç’, ‘evet ilk aşk gibi bir şeydir ilk açılış / artık dönüş yoktur’, ‘iyi bir oyuncu en çok atları sever’, ‘şah açmazında vezirin ölümcül tutkusunu’, ‘o koca iskender ki / tuhaf matlar yapardı’, ‘ve satranç aslında dalgınların oyunudur’, ‘bu taşı da sürüyorum’, ‘nedensiz başladım oyunculuğa / bitireceğim rastlantıyla oyunumu’.

Bir Huylanışın Öyküsü’, ‘Resimde’, ‘Otel Odası’ ve ‘Son Öğrence’ şiirlerinin yanına yıldız işareti koymuşum. ‘Son Öğrence’ çok tatlı bir şiir.

Şair olarak İlhami Çiçek‘i, kaderi ve konumu itibariyle kendisine benzettiğim Halis Altındağ’a nazaran kendime daha yakın buluyorum. Ancak, 1970′lerde Ankara’da ‘Edebiyat’ dergisi çevresinde toplanan yazarlara ilişkin kafamda netleşmiş bir düşünce yok. Doğrusu Nuri Pakdil’in hiçbir eserini okumadım. Olgunlar Sokak’ta, onun bazı kitaplarını görmeme rağmen satın almadım. Ama Arif Ay’ın hem şiir kitabını, hem öykü kitabını, hem de dergide yazdığı yazıları derlediği ‘Gece Yazıları’ını okumuştum. (Rasim Özdenören’i bu dergi kadrosu dışında değerlendiriyorum.) Yaşar Kaplan’ın da bir öykü kitabıyla, bir deneme kitabını okumuştum. İlhami Çiçek ve Halis Altındağ’ı da şiirleriyle tanımıştım. Sonuç: Dilleri, üslupları, sözcükleri itibariyle sola hatta sosyalizme yakın; duyarlıkları, idealleri, geçmişe bakışları ile dine hatta siyasal İslam’a yakındılar… Milliyetçi değillerdi, kemalist olmadıkları da gayet açıktı. Sosyalist mi idiler? Yoksa Nurettin Topçu gibi bir tür İslam Sosyalizmini mi savunuyorlardı? Bizden miydiler? Sahi neydi amaçları bunların? Edebiyat dergisi sadece bir edebiyat dergisi değildi. Kavgacı, davası olan, derdi olan bir dergi idi. O halde, yetmişlerin o rüzgarlı yıllarında, ülkücüler ile sosyalistler arasındaki çatışmalarda; bu dergi hangi saftaydı?

Yazar Hakkında

İlhami Çiçek

İlhami Çiçek

1954-1983) Erzurum-Oltu doğumlu. İlk ve orta öğrenimini Oltu’da yaptı. Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi mezunu. Öğretmenlik yaptı. Edebiyat dergisi şairleri arasında yeraldı. Yakalandığı amansız hastalıktan kurtulamayarak genç yaşta öldü. Satranç Dersleri adlı şiir kitabı ölümünden kısa bir süre önce yayımlandı. 1991′de, şiirleri, öyküleri ve hakkında yazılanların yeraldığı Göğ Ekin (İlhami Çiçek’in Anısına) adlı bir kitap yayımlandı.

Leave a Reply

You can use these XHTML tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <blockquote cite=""> <code> <em> <strong>