Görüntülenen Dizin: Oyun
Görüntülediğiniz Dizin: Oyun.
Görüntülediğiniz Dizin: Oyun.
İlhami Çiçek’ten bahsederken, standart şiir normlarına göre değil, iç dünyamda bulduğu yankıya göre cümleler kurmak istiyorum, zira şair, yaşantısı ve sonuyla, olasılığın ve olmalılığın çok dışında bir adamdı, ki standartları sevme hakkını ona, bizatihi standardın kendisi hiç vermedi.
Sanatçının bir niteliğini vurgulamak için söylenen ‘çağın tanığı olmak’ sözünü biliyoruz. Sanıyorum buradaki tanıklığı, sonucu değiştirecek bir etkinlik olarak anlamak gerekiyor. ‘Çağın tanığı’ bir sanatçı olarak ya da çağı yaşayan bir insan olarak çağımızı nasıl algılayıp yorumluyorsunuz?
“Bu son olsun” diyor kumral olanı. Saçlarını bir kere daha (alışkanlık işte) önden avuçlayarak, bir iyice gerip alnının derisini yineliyor. “Bu son olsun!”
“Ne yani” diyor esmer olan, “bundan böyle hiç mi oynamayacaksın?” Ses yok.
İlhami Çiçek, Sara isimli şiir kitabını okuduğum Halis Altındağ gibi genç yaşta -29 yaşında- ölen, yine ‘Edebiyat’ dergisi çevresinden bir şair. 1983 yılında, Tokat’ta askerliğinina bitmesine kısa bir süre kala geçirdiği şiddetli bir kriz sonrası vefat etmiş genç şair. Aynı ay, tek şiir kitabı olan ‘Satranç Dersleri’
dışrak asılı ip cam gün ölü kesit
kadın iç giysileriyle kaygan ayrıntı
o uzun geçenekte kaygılı görüntüler
kıyılarında yanlış bengisular düşlenen