Görüntülenen Dizin: Nuri Pakdil

Görüntülediğiniz Dizin: Nuri Pakdil.

Çiçek toplantısı

Çiçek toplantısı

İlhami Çiçek’in babası Sn. Kemal Çiçek, annesi Sn. Letafet Çiçek, eşi Sn. Hamiyet Çiçek ve oğlu (andacı) Abdurrahman Nuri Çiçek’le 10 Mayıs 1997 Cumartesi gecesi Küçükyalı’daki evlerinde İlhami Çiçek’i konuşuyoruz:

Nuri Pakdil’İN İlhami Çiçek’e 1981 yılında gönderdiği iki mektup

Nuri Pakdil’İN İlhami Çiçek’e 1981 yılında gönderdiği iki mektup

Mektup Metni: Sayın
İlhami Çiçek,
5 Lira (Mart 1981)
Devrimci selamla.

Herşey eninde sonunda sessizdir

Herşey eninde sonunda sessizdir

topu topu bir mevsimi yaşarız işte
müşa’şa’ bir sonbahar figüranıyız
hepimiz de

Atını uçurumlara süren çocuk: İlhami Çiçek (Latif Çiçek ile söyleşi)

Atını uçurumlara süren çocuk: İlhami Çiçek (Latif Çiçek ile söyleşi)

İ. Eryiğit: Evet sayın Çiçek, -tabi şu anda duygularınızı geçmişe yöneltiyoruz ama biz de o duyguları üzülerek paylaşıyoruz. İsterseniz rahmetli İlhami Çiçek’i tüm yönleriyle tanıyan bir insan olarak görüşlerinizi alalım.

Bir ilkyazdan koca bir güz yontan adam

Bir ilkyazdan koca bir güz yontan adam

/ölüm müydü o yalınlık/

Şair duyarlılığı dediğimiz olgu insan hayatını cehenneme çevirmeye meyyaldir. Şair ki bütün duygularını sınırda yaşayan insan demektir. Hayatın, baş edilmesi

Satranç Dersleri ve şiir üzerine İlhami Çiçek’le bir konuşma

Satranç Dersleri ve şiir üzerine İlhami Çiçek’le bir konuşma

Sanatçının bir niteliğini vurgulamak için söylenen ‘çağın tanığı olmak’ sözünü biliyoruz. Sanıyorum buradaki tanıklığı, sonucu değiştirecek bir etkinlik olarak anlamak gerekiyor. ‘Çağın tanığı’ bir sanatçı olarak ya da çağı yaşayan bir insan olarak çağımızı nasıl algılayıp yorumluyorsunuz?

Göğekin

Göğekin

Nuri Pakdil’in “Bir şiir sandığı” dediği İlhami Çiçek, şair olmanın ötesinde, tefekkür, çatışma ve inandığı öğretiyi hayata geçirmenin zihin çilesiyle kısacık yaşamını ebedileştirmiş bir insandır.

Dili faldır aşkın ey taş

Dili faldır aşkın ey taş

“Umut kesilmiyorsa dostlarım
Kesip
barikatlar yaparak kangrenli gövdemizden
Şurda güneşe ne kaldı”

Ali Çolak

Ali Çolak

Otuz yaşın saltanatını göremeyen bir şair de İlhami Çiçek’tir. O da yazık ki Nilgün Marmara gibi 29’unda, bunalıma girdikten sonra tedavi gördüğü hastanenin 5. katından atlayarak canına kıydı. İntihar fikri onu da yoklamıştı belli ki, “İntiharlar/ her akşam ıslak-yapışkan/saçlarıyla girip odama/paniğimden pay