Bir yaptılar, pir yaptılar
Dünya klasiklerinden ‘Uğultulu Tepeler’ yazarı Emly Bronte’un tek eseri… Ancak bu roman, ‘romantizm akımının doruğu’ sayılıyor. ‘Cherbourg Şemsiyeleri’ filmi sinema tarihinin en renkli, en seyirlik birkaç müzikalinden biri. Bu film, Jaques Demy’nin yönettiği tek film. Metal müzik grubu Cynic’in tek albümü ‘Focus’ da bu türe yön vermiş en etkili birkaç yapımın arasında… Edebiyat, müzik ve sinemada ‘bir yapmış pir yapmış’ diyebileceğimiz pek çok örnek var dünyada. Türkiye’de de var: Sözgelimi Gavsi Baykara bestelediği bir şarkı ile, Neyzen Tevfik iki saz semaisi ile Türk musikisi tarihine en yetkin bestekârlar olarak girmiş. Şair Osman Konuk, 25 yıl önce yayımladığı tek kitabıyla hâlâ okunan ve modern Türk şiiri ile ilgili metinlerde döneminin önemli temsilcisi olarak adı ve şiiri anılan bir şair. Şükrü Karaca ‘Dünyayı Dolduran Kiraz’, Ahmed Arif ‘Hasretinden Prangalar Eskittim’, Halit Asım ‘Ömür’ adlı tek kitaplarıyla Türk edebiyat tarihine girdiler ve okunuyorlar hâlâ. Şair Osman Konuk, “Sessiz dönemi yayınlamaktan mahrumuz.” diyor. Şükrü Karaca, siyasetten emekli olunca yazmayı hayal ediyor. İşte edebiyat, müzik ve sinemanın ‘bir yapıp pir yapanlar’ından bir seçki ve bunun sebepleri…
Ağırlıklı olarak edebiyat olmak üzere, sanat tarihinde sadece bir eser vermiş binlerce isim var. Kimileri için bir gençlik hevesi olmuş eser vermek, kimilerinin ömrü ikincisine vefa etmemiş. Kimileri de söyleyeceği bir şeyi kalmadığı için ikinci bir esere imza atamamış. O tek eserleri de tarihin tozlu sayfaları arasında kaybolup gitmiş çoğunun. Ama tek eser ortaya koyanların arasında öyleleri var ki kendi dönemlerinde okur-dinleyici-seyirci nezdinde ve sanat mahfillerinde ilgi toplamış, yankı uyandırmışlar. Hatta onların arasında, eser verdikleri sanat dalında kendinden sonraki dönemleri etkilemiş, yön vermiş olanlar var. Büyük bir kısmı günümüz sanatçılarının eserleri kadar okunuyor, dinleniyor ve izleniyor hâlâ. Deyim yerindeyse onlar, eser verdikleri sanat dalının ‘bir yapıp pir yapanlar’ı… İşte, bir kitabın konusu olacak zenginlikte ve önemde olan tek eserlik yazar, müzisyen ve yönetmenlerden yaptığımız küçük bir seçki…
İlk üç örneğimiz sinemadan: Ünlü Fransız yönetmen Jaques Demy’nin yönettiği tek film var, o da ‘Cherbourg Şemsiyeleri’. Sinema tarihinin en renkli müzikallerinden biri sayılan film, 1964’te Cannes’da ‘Büyük Ödül’e değer görülmüş. Diğer film ise ünlü oyuncu Charles Laughton’ın ilk ve tek yönetmenlik denemesi, 1955 yapımı ‘The Night of the Hunter’. Türkçeye ‘Caniler Avcısı’ olarak çevrilen gerilim türündeki bu film, kimi sinema eleştirmenleri için ‘yapıla gelmiş en ürkünç filmlerden biri.’ Tek filmlik yönetmenleri sorduğumuzda bu filme işaret eden Sinema eleştirmeni Atilla Dorsay, yapım için, “Müthiş bir mekân duygusuna, parlak bir oyuncu yönetimine ve şaşırtıcı bir görselliğe sahip bir eser.” yorumunu yapıyor. Sinemadan son örneğimiz ise ‘Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak’… Yönetmen Ahmet Uluçay’ın yerli ve yabancı önemli pek çok festivalde saygın ödüller alan yapımı, onun ilk ve tek uzun metrajlı filmi… Uluçay, yaşadığı sağlık sorunlarından dolayı, henüz ikinci filmini çekemedi. Sinemaseverlerin gönlünde taht kuran ve ikinci filmi merakla beklenen Uluçay, bir daha hiç film çekmese de bu tek film ile, Türk sinema tarihinde, dili ve sinemaya bakışıyla kendine özgü yeri çoktan almış bulunuyor.
Bir şarkı ile bestekâr…
Tek eserlik sanatçılara müzikten ilk örneğimiz ünlü metal grubu ‘Cynic’. Her biri ciddi müzik eğitimi almış müzisyenlerden oluşan grup üyeleri, 1993’te yaptıkları ‘Focus’ adlı albüm ile kendinden sonraki metal müziği etkilemiş. 1984 yılında kurulan rock grubu Okyanus ise Türk rock müziğinin önemli isimlerinden. Yayınladıkları tek albüm ‘Yasak Meyve’ ile Türkiye’de ‘prograsif rock’ın önemli kilometre taşlarından ve grup, bu türün gedikli dinleyicileri tarafından hâlâ aranan, dinlenen önemli bir isim… Tek şarkılık ya da albümlük sanatçılar, klasik Türk musikisinde de var. Neyzen Gavsi Baykara, tek bir eser besteleyen bir bestekâr örneğin. ‘Dokunma Kalbime Çok İncedir Kırılır’ sözleri ile başlayan ve çok sevilen bu eser, Baykara’yı Türk musikisinin yetkin bestekârları arasına katmıştır. Şiirinden yaşantısına, her şeyiyle kendine özgü bir profil sergileyen Neyzen Tevfik de bu bağlamda anılacak isimlerden… Ömrü boyunca sadece iki beste yapan Neyzen, ‘şaheser’ kıymetindeki iki saz semaisi ile Türk musikisinin önemli bestekârları arasında yer alır.
Edebiyat alanındaki örnekler daha çok. En bilineni ise dünya klasikleri arasında yer alan ‘Uğultulu Tepeler’. Bu ünlü roman, yazarı Emily Bronte’un tek eseri. Ancak ‘Uğultulu Tepeler’, bu özelliğinin yanı sıra edebiyat bilimcilere göre ‘romantizm akımının doruğu’… Türk edebiyatına bakıldığında da sayılabilecek epeyi eser var. 1990’ların başında tekrar keşfedilen Halit Asım, ilginç bir örnek… 1940 yılında, ilk ve tek kitabı ‘Ömür’ün yayınından bir yıl sonra ve 23 yaşında vefat eden Halit Asım bu eseriyle, şiir eleştirmenlerine göre kendisinden 15-20 yıl sonra yazılacak ‘ikinci yeni şiiri’nin ilk müjdecisi olacak kadar önemli… Osman Konuk 1981’de yayımlanan ‘Seni Yalnız Ben Anlarım’ adlı kitabı ile dönemin dikkat çeken az sayıdaki şairlerinden biri. Konuk ilk ve tek kitabının yayınından çeyrek asır sonra, önümüzdeki günlerde yeni şiirlerini de içeren kitabının ikinci baskısı ile okurunu buluşturmaya hazırlanıyor. Ancak 25 yıl içinde o, has şiir okuru için önemli oldu; baskısı çoktan tükenmiş kitabının fotokopi versiyonu, kitaplıklardan hiç eksik olmadı.
1990’da yayımlanan ve o yıl Türkiye Yazarlar Birliği’nin ‘yılın romanı’ ödülünü alan ‘Dünyayı Dolduran Kiraz’ Şükrü Karaca’nın ilk ve tek romanı… Okuru, dağ köyünde yaşayan bir çocuğun muhayyilesine ortak eden bu ilginç kitap, konusu ve dilinin yanı sıra köye bakışıyla pek çok örneğinden ayrıldı, kendine özgü bir yer edindi. Bu roman hâlâ Vadi Yayınları’nca basılmaya devam ediliyor. Şair Süleyman Çobanoğlu’nun, on yıl önce yayınlanan ilk ve tek şiir kitabı ‘Şiirler Çağla’ kafiyeye hece ölçüsüne ve bütünlüğe işaret etmesi bakımından önemliydi; hakkında İsmet Özel tarafından yazı bile yazıldı. ‘Hasretinden Prangalar Eskittim’ şair Ahmet Arif’in tek kitabıydı; ancak onun adı ve şiirleri modern Türk şiirinin sol şeridinde seyredenler için hep önemli oldu. Mustafa Irgat, ‘Aitsiz Kimlik’, İlhami Çiçek ‘Satranç Dersleri’ şiir kitaplarıyla, Gökhan Özcan tek hikaye kitabı ‘Hiçbişey’ ile edebiyatseverler tarafından ilgiyle okunan diğer isimler… Yusuf Has Hacip’in kimilerine göre bir siyasetname, kimilerine göre öğütler kitabı olan ünlü ‘Kutatgu Bilig’i ile Süleyman Çelebi’nin Hz. Peygamber’i anlatan ve beş asırdır okunan Mevlid-i Şerif’i ise daha uzak tarihten verilebilecek örnekler…
Eserin tek ve yalnız olmasının ona getirdiği hava mı bizi asıl saran şey? Yoksa taşıdığı özgül ağırlık mı bu eserleri önemli kılıyor? Bazen biri bazen diğeri belki… Niyetimiz yazarın yetkinliği ile eserlerinin sayısı ve frekansı arasında bir bağ kurmak değildi. Edebiyat, müzik ve sinema tarihine baktığımızda adı konulmamış böyle bir kitap gördük ve sayfalarını gelişigüzel aralayıp baktık ve tek eser sahiplerinin kimilerine kulak kesildik; hepsi o kadar.
Burhan EREN, Zaman Gazetesi, Turkuaz Eki.




Yorum Ekleyin