Wikipedi’de İlhami
Anonim kullanıcılar tarafından geliştirilmektedir. Katkılarınız için »
O, bana; etiketlenmemiş cevherleri görmekte -kimsenin istemeyeceği kadar- mahir; her sabah yanından geçip gittiğimiz tartıcı çocuğun yanından geçse, çocuğun beynindeki fırtınadan ceketi savrulacak bir adammış gibi geliyor.
— Elif Bilge Doğan
By İlhami Çiçek on 04 Eylül 2007
masken düştü-güpegündüz
pencerende parmak
delik deşik kırbaç kıyı ve duvar
lardan güpegündüz kan
Yapım Yılı: Şiirler | Karakterler: Ceset, Kırbaç, Maske | Yorum yap
By İlhami Çiçek on 08 Haziran 2007
ey varolmayan adam esrik kişi
en iyi saçmalayanı sensin zamanın
sen ki hiç yaşamadın bu edilgin yalnızlığı
Yapım Yılı: Şiirler | Karakterler: Emin Alper, İonesco | Yorum yap
By İlhami Çiçek on 26 Ocak 2007
güpegündüzün kırıldı cam
penceremde veda
çınarın yaprağa anlattığından
gün – bütün bir ceset gibi
Yapım Yılı: Şiirler | Karakterler: Ceset, Çınar, Veda, Yas | Yorum yap
By İlhami Çiçek on 17 Ocak 2007
boşaltılmış şehirler kadar yalnızdır
bir şehirde
bir duvara asılı
üfleyeni kalmamış kınalı bir kaval kadar mahzun
Yapım Yılı: Şiirler | Karakterler: Edebiyat Dergisi, Kaval, Şehir, Tarih, Temalar | Yorum yap
By İlhami Çiçek on 30 Ocak 2007
Sürücü, yardımcısının önce kızaran sonra giderek gerginleşen güneş yanığı yüzünü inceliyor aynadan. “Bana bak!” diyor genç yolcu, “Konuşma öyle! Yaşlısın diye ses etmiyorum, karışmam ha! Tövbe töbe!” Yardımcı araya girerek: “Ayıptır,” diyor, “bakın herkes size bakıyor.” Susuyorlar. O arada batıyor gün. Gece. Ay doğuyor hışırtıyla. Hışırtı, motorun sesini aşarak, doluşuveriyor içeri. Yardımcı içini çekiyor. Bir yola bir yardımcısına bakıyor Sürücü. “Kavgacılar yatıştı mı?” diye soruyor sevecen bir sesle. “Evet.” Diyor Yardımcı, alıngan, saçlarını düzelterek büzülüyor koltuğa. Hemen uyuyor. Yolculardan uyuyan, uyumayan oluyor. Ben mola verilsin istemiyorum.
Yapım Yılı: Hikayeler | Karakterler: Gece, Gelin, Mola, Otobüs, Yol | Yorum yap
By İlhami Çiçek on 21 Ocak 2007
‘Ben suluboyayla aklaştırdım bu evin duvarlarını baylar!’ dedi adam. ‘Bayanlar bu ev benim evim; yeşil kurbağaların ciyak ciyak öttüğü bir gecede atmıştım temelini, içinizde kim yadsıyabilir bu gerçeği?’ Hep birlikte onayladılar onu. ‘Evet bu ev senin’ dediler. ‘Bu ev senin’ diye yineledi Bay Başkan. ‘Andolsun ki
Yapım Yılı: Hikayeler | Karakterler: Çocuk, Delikanlı, Kent, Tepe | Yorum yap
By İlhami Çiçek on 16 Aralık 2006
Tarihçe: Sevgili yalnız. Ne ki görünüşte öyle. Seven, yakınlardadır kuşkusuz. Gizlenmiş, sevgiliyi gözetlemektedir bir kıyıdan. Aydır, tutar tam yüzünü bulur sevgilinin, kirpiklerinde göllenir. Buna bir de afacan bir meltemin, örgülerle oynaşması eklenmez mi? Ya yıldızların ufak ufak kümelenmelerine ne demeli?
By İlhami Çiçek on 28 Eylül 2006
“Bu son olsun” diyor kumral olanı. Saçlarını bir kere daha (alışkanlık işte) önden avuçlayarak, bir iyice gerip alnının derisini yineliyor. “Bu son olsun!”
“Ne yani” diyor esmer olan, “bundan böyle hiç mi oynamayacaksın?” Ses yok.
Yapım Yılı: Hikayeler | Karakterler: Esmer, Fil, Oyun | Yorum yap
By İlhami Çiçek on 02 Temmuz 2007
7.7.1983
Selamlarımı, saygılarımı iletirim.
Yapım Yılı: Mektuplar | Karakterler: Kemal Çiçek, Turan Koç | Yorum yap
By İlhami Çiçek on 01 Temmuz 2007
Burada alıntı yok çünkü bu yazı korumalı.
Yapım Yılı: Mektuplar | Karakterler: Nuri Pakdil | Yorum yap
By İlhami Çiçek on 07 Eylül 2006
“Sayın Arif Ay,
Selâm, saygı ve bağlılıklarımı sunarım.
İyiyim. Hamdolsun.
Yapım Yılı: Mektuplar | Karakterler: Ali Karaçalı, Arif Ay, Turan Koç | Yorum yap
By İlhami Çiçek on 22 Nisan 2007
1980′de ‘söz’ oldu, nişanlandı Hamiyet Öğretmenle. 1981′de düğünü, 1982′de oğlu olu; Abdurrahman Nuri. Şehirli bir melâlle yazdığı mısralarla uzun uzun günbatımlarını çağrıştırdı. Yirmi dokuz kez yaşayabildi güz mevsimini. Müşa’şa’ bir sonbahar figüranı olmaktan hep imtina etti. 14 Haziran 1983 Salı günü Tokat’ta Bir ilk yazdan koca bir güz yonttu. ‘Göğekin’di, göğ ekin olarak toprağa erdi: Caneriklerinin canerik olarak kaldığı günlerdi. Eğilip o beyaz taş oyuncusu, uzattı boynunu buyruğa. Sevgili gecem, diye müthiş bir başlık attı şiirine. Mezarının başında Nuri Pakdil, ‘şiir sandığını toprağa koyuyoruz.’ demişti.
Yapım Yılı: Biyografi | Karakterler: Abdurrahman Nuri Çiçek, Hamiyet Çiçek | 1 Yorum
By İlhami Çiçek on 08 Ağustos 2006
Halk âşıklarının deyişlerine çocukluğunda aşık oldu. Şiire karşı alâkası da bu yaşlarda uyandı. Lise’deyken yazdığı “Otel Odası” adlı şiiri Adımlar dergisinin açtığı şiir yarışmasında birincilik kazandı.
Yapım Yılı: Biyografi | Karakterler: Edebiyat Dergisi, Erzurum, İlhami Çiçek, Kitap, Ozan, Şair | Yorum yap
By İlhami Çiçek on 04 Ağustos 2006
Babasının dedesi 93 Harbi’nde Kafkasya’dan gelip Oltu’ya yerleşir. Çok küçük yaşlarda babasının dedesiyle ve diğer büyükleriyle ilgili destansı anıları coşkuyla dinler. Bu anıları zihninde hep idealize ederek kendi çevresinde de karşılığını görmek ister. Ne ki, bu has ve güzel ilişkilerin âdeta bıçakla
Yapım Yılı: Biyografi | Karakterler: Arif Ay, Edebiyat, Erzurum, İlhami Çiçek | Yorum yap
By İlhami Çiçek on 21 Temmuz 2010
Kafamda havayı yararak bir dişli bıçak Kokmuş kafanda saplanacak bir tahta yok mu! Kafanda tam olarak çatlayan Kokmuş kafanda tam olarak bir tahta İşte dişli bir bıçak saplanacak Sapı sallanıp titreyecek çünkü saplanacak bir tahta Kokmuş kafanda tam olarak Bıçağımı saplayacak bir tahta Osman Özbahçe Muhtemelen şiirin tam metni bu değil.
Yapım Yılı: Adanmış Şiirler | Karakterler: Osman Özbahçe | Yorum yap
By İlhami Çiçek on 14 Mart 2009
Işıklar içinde bir düğün Düğüm düğüm anılarıyla yılların Elimden tutuyor akşam Oğlun Abdurrahman Nuri’yi gördüm ilk kez Büyümüş dal gibi delikanlı İlhami Akar gider yaslar da Yeisler de bilinmez ki Yolun sonu ışık mı Karanlık mı Sürmeseydin akıl atını boşluğa Hiç olmazsa ümit ederdim Pendik’ten İlhami Çiçek gelecek diye Hazan mı sorma Toprakta yanık türkü [...]
Yapım Yılı: Adanmış Şiirler | Karakterler: Arif Ay | Yorum yap
By İlhami Çiçek on 29 Ocak 2009
Anlamaz birçokları sonsuz
güzelliğinden
Sözcükler çıkagelir umulmadık vecdle
Dönülmez serüvenlerin gülünden
dikeninden
Yapım Yılı: Adanmış Şiirler | Yorum yap
By İlhami Çiçek on 21 Ağustos 2007
Gök gürledi
Canı sarsılmadı şimşek çakışından
Ve yağışlar dilinden döküleni epritemedi
Sert esen poyrazın dayattığı siliklik
Yapım Yılı: Adanmış Şiirler | Karakterler: İsmet Özel | Yorum yap
By İlhami Çiçek on 11 Haziran 2007
Beni yalnızlıklara bırakan ellerini
Bir bıçak gibi ışıldayan şiirlerini
Bir kere olsun dinleyemeden sesinden
Bir kere olsun öpemeden doyasıya
Yapım Yılı: Adanmış Şiirler | Karakterler: Abdurrahman Nuri Çiçek, Çiçek, Makber, Servi, Şiir | Yorum yap
Anonim kullanıcılar tarafından geliştirilmektedir. Katkılarınız için »
Copyright © 2005 - 2010 İlhami Çiçek.
WordPress, Hybrid ve Old School.
Görüşler